Veri Merkezlerinin COVID-19 Sebebi ile Ziyarete Kapatılma Sebebi

Standard

Veri merkezleri gibi iş sürekliliği açısından kritik öneme sahip tesisler uzaktan çalışmaya elverişli değildir. Veri merkezlerinin servis vermeye devam etmesi için elektrik, mekanik ve fiziksel işlemlerin 7×24 yapılabilmesi gerekmektedir. İnsan gücüne ve kontrolüne ihtiyacı vardır. Peki ya tüm veri merkezleri çalışmaya devam ederken tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 pandemisinin başlaması ile karantina sürecinde 7×24 operasyonun devam etmesine rağmen neden bu tesislere giriş, çıkış yasaklandı hiç düşündünüz mü? Muhtemelen tahminleriniz vardır;

Öncelikle insan hayatını tehdit eden COVID-19 sürecinde en önce amaçlanan çalışanların sağlığının korunmasıyken, sosyal mesafeye ve bakanlık tarafından açıklanan tüm önlemlere dikkat edilse dahi pozitif bir hastanın veri merkezi beyaz alanında çalışması durumunda, öksürme, hapşırma veya konuşma ile üretilen 10 mikrona kadar olan tüm parçacıkların ortama bir defa yayılmasından sonra veri merkezi iklimlendirme sistemlerinin çalışma prensipleri sebebi ile artık geriye döndürülemez bir süreç başlar.

Ülkemizdeki iklim koşullarından dolayı kullanılmakta olan iklimlendirme sistemlerinin enerji verimliliği sebebi ile her zaman aynı havayı dış ünitelerinden gelen gaz veya su kullanılarak soğutmak sureti ile yükseltilmiş döşeme altından yada inrow sistemlerde kabin aralarında bulunan cihazlar ile sıcak hava koridorundan, soğuk hava koridoruna yatay şekilde yüksek basınç ile devir daim etmesi pozitif bir hastanın saçmış olduğu damlacıkların yere düşmeden sürekli olarak hareket halinde kalmasını sağlar.

Avrupa Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme Kuruluşu (REHVA) tarafından 17 Mart 2020 yayınlanan raporlarda veri merkezleri gibi alanlarda sıklıkla klima filtrelerinin değiştirilmesi veya uygun araç, gereçlerle temizlenmesi gerektiğinin altı çizilmiştir. Ayrıca Coronavirüs ailesinden gelen SARS virüsü (SARS-CoV-1) geçmişte havada asılı kalma yoluyla yayılım göstermekteyken, Coronavirus SARS-CoV-2, bulaşmış hastalar tarafından kullanılan odalarda egzoz deliklerinden alınan sürüntülerde virüs bulunamamıştır.

Herkesin uzaktan çalışmaya başladığı bu günlerde, internetin bel kemiği oluşturan veri merkezleri tüm sektörler için iş sürekliliğinde 2020 yılından sonra on kat daha önemli bir noktaya taşınmış oldu. Dolayısıyla pozitif bir hastanın veri merkezi çalışanlarına hastalık bulaştırması veri merkezini işlemez hale getireceğinden çalışanlarına değer veren, işini riske atmaktan kaçınan tüm veri merkezlerinde operasyon 7×24 devam ederken ziyaretçilere giriş, çıkışlar kapatılmış oldu.

Önümüzdeki günlerde veri merkezlerinde fiziksel çalışmalar ile ilgili COVID-19 sonrası yeni normaller ortaya çıkmaya başlar diye düşünmekteyim. Benimde kurucusu ve yöneticisi olduğum Netinternet veri merkezi önümüzdeki günlerde yeni tedbirler ve çalışma kuralları ile ziyaretçi kabul etmeye başlayacak. Merak edenler 2020 haziran başında şirketin blog sayfasında yayınlanacak kuralları ve çalışma şartlarını inceleyebilirler.

IPv4 Adreslerinin Ömrü Ne Zaman Dolacak?

Standard

Kara borsaya düşen IPv4 adreslerinin bir an önce ömrünün dolmasını tedavülden kalkmasını beklemek servis sağlayıcıların en büyük beklentisi, çünkü artık internete açık projelerimizde gereksinim duyulan IPv4 adreslerinin tanesi brokerlarda 2020 yılı Q2 itibari ile 21-25 Dolar seviyesine çıkmış durumda. Sizlere servis verecek firmanın bugün /19 (32 Class 8.192 IP) subnet boyutunda IP alması 190K Dolar yani yaklaşık 1,3M Türk Lirası demektir. Servis sağlayıcılarında eskiden ücret bile talep edilmeden verdiği IPv4 adresleri son beş yıllık süreçte neredeyse 3-4 kat zamlanmak zorunda kaldı, bu gidişatın durması için IPv4’e olan talebin durması ve bunun içinde tüm dünyada yaygın olarak IPv6 kullanımına geçilmesi şart.

Günümüzde IPv6 çoğu ülke ve servis sağlayıcısında hazır, kullanılabilir durumda. Hatta kullanılıyor da.. Ancak kullanım şekline baktığımızda her zaman IPv4 ile IPv6 adreslerin cihazlarda aynı anda kullanıldığını görmekteyiz. Benim bu yazıda bahsetmek istediğim tamamen IPv4’ün hayatımızdan çıkacağı zamanla ilgili görüşlerdir;

Kimilerine göre IPv4 adreslerinin hayatımızdan tamamen çıkması özellikle eski projeler için 2100 yılına kadar çok mümkün değil,

Kimine göre de şuan ki kariyer hayatımızda IPv4 adreslerinin hayatımızdan tamamen çıkması durumu olmayacak,

Kimilerine göre de 2040 yılından sonra IPv4 varlığını sürdürse de tercih edilmeyen, işlevselliğini kaybetmiş bir protokol olacaktır.

Kimilerine göre 5 yıl içinde %10, sonraki 5 yıl içerisinde %50 sonraki 10 yıl içinde %90 oranında IPv6 kullanımının artacağı ve IPv4 talebinin 20 yıl içerisinde ortadan kalkacağı görüşü hakimdir.

Kabaca baktığımızda IPv4 ihtiyacının 20 yıllık bir sürede kaybolmayacağı ortadayken, IPv4 adresinin network tarafında tamamen ortadan kalkması durumunun bende önümüzdeki bir 100 yıl içerisinde çokta mümkün olmayacağını düşünenlerdenim. Ancak bu süreçte tamamen ortadan yok olmaması yaygın şekilde kullanılacağı anlamını taşımaz. Popülerliğini kıt bir kaynak olması sebebi ile kaybedeceği kesin.

Alexa datalarına göre bugün dünyanın en çok ziyaret edilen web sitelerinin hala %8,5 bir kısmına IPv6 ile erişilebilirken böyle bir geçişin hemen olmasını beklemenin bir hayal olduğu aşikardır.

Peki oldu da bir mucize gerçekleşti ve tüm dünya yarın IPv6’ya geçmek istedi. (İmkansızdır..) Böyle bur durumda ülke olarak IPv6 protokolüne hazır olduğumuzu düşünüyor musunuz? Ben bu konuda daha sonra bir yazı yazmayı düşünüyorum.

Blog tutmanın anlam ve önemini yeniden kavramak

Standard

Yoğun iş temposu sebebi ile sürekli bilgi tüketen ve hiç üretmeyen birine dönüşmemle birlikte çalışmak dışında başka hiçbir eylemimin olmadığını fark ederek tüm dünyanın eve kapandığı COVID-19 günlerinde yeniden blog tutmaya bilgi ve tecrübelerimi yazmaya başlamaya karar verdim.

Bundan yaklaşık 10 sene kadar önce yazmanın stresi azalttığını fark ederek zevkle bilgi paylaşan tarafta yer alırken, zaman içerisinde forumlar, blog sayfaları, bilgi bankası dokümanlarını yazımı alışkanlıklarını bırakarak bildiklerimi arşivlemekten vazgeçtiğimi fark ettim. Bugün web sayfama wordpress kurarak yeniden blog haline getirmemdeki sebep ise yıllar öncesine ait paylaşımlarımdan faydalanarak kendini geliştiren genç bir arkadaşımızla tanışınca onun yaptıklarını görerek buna vesile olan kişi olmanın mutluluğu ve hevesidir.

Artık bende blog sayfamda bilgim dahilinde olan iş ile ilgili konuları ve tecrübelerimi sizlere aktarmaya çalışacağım.